Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İzmir’de Sahaf Olmak | Kayra Han Sahaf (Mustafa Men) ile Kısa Bir Röportaj

Radyo Televizyon ve Sinema lisans öğrencisi Lalsu Saftürk, ödev kapsamında benimle röportaj yaptı. Kendisine teşekkür eder, eğitim hayatında başarılar dilerim. İzlemek için: 
En son yayınlar

Geride Kalan Kitaplar Üzerine Bir Derkenar #3

Sahaflar için söylenen muzip bir söz vardır: "Vefat eden kişilerin kitaplarını yaşayanlara satandır." Bu her zaman geçerli bir önerme olmasa da büyük alımların çoğu gerçekten de kariyer, hayat tarzı, muhit değişikliği gibi sebeplerden değilse ölüm sonrası yapılır. Aslında ikinci el ürün satan mesleklerin doğasından ileri gelir bu durum. Ama belki de taşıdığı nostalji ve romantizm duyguları nedeniyle bu durum en çok kitaba yakıştırılır.  İnsan yıllar boyunca bir şeyler biriktirir, koleksiyon yapar ama günü gelip de hak vaki olduğunda tıpkı elle tutulamayan hatıralar gibi elle tutulanları da geride bırakır gider. Biraz havalı şekilde gerçekleri dile getirecek olursak, sahaflar meslekleri gereği belki de dünyevi hayatın bir gün gelip de biteceğinin en fazla farkında olan insanlardandır. Bunun bilinci, kitaplara yazılı notlarda olduğu kadar kitap aralarından çıkan eski baskı fotoğraflar, negatifler, mektuplarda da tekrar tekrar hatırlatır ölümü ona.   "Bana hediye etti...

Sahaflar Değişiyor Ama Okur Aynı Okur mu? (Anka Dergi'ye yazdım)

  Bir sahaf ya da kitapçıya gelen insanların önemli bir bölümü, içeriye ne aradığını bilerek girer. Çoğu zaman bir arkadaş, öğretmen ya da “akıl hocası” olarak gördükleri birinin tavsiyesiyle hazırlanmış bir liste vardır ellerinde. Elbette sosyal medyanın etkisini de görmezden gelmek mümkün değil. Instagram’daki kitap sayfaları ya da YouTube’da içerik üreten kültür sanat kanalları bir kitabı önerdiği anda, uzun süre sorulmayan bir kitap bir anda piyasadan çekilebiliyor. İnsanlar, kitap seçimlerinde de kitleler halinde bir tarafa kolayca yönlenebiliyor. Dolayısıyla kitap seçimi, bireysel olandan çok toplumsal bir uzlaşıyla ilgilidir, dersek yanlış olmaz kanaatindeyim. Yazının tamamı Anka Dergi'nin ikinci sayısında:  https://ankadergi.org/2026/03/31/sahaflar-degisiyor-ama-okur-ayni-okur-mu/

Rus Edebiyatı mı yoksa Pokémon mu? / Kuşak Farkı Üzerine Bir Derkenar #2

  Seksenli yaşlarında bir beyefendi kitaplara bakıp dedi ki: "Şimdiki nesil hiçbir şey okumuyor." Başlangıçta her zamanki serzenişlerden biri zannettim. Ama aslında detaylandırınca haklı tarafları olduğunu kabul ettim. Yakındığı şeyler vardı ve hiç de haksız sayılmazdı. Toplumdaki çürümeyi en çok okur yazarlığa —ama gerçekten okur yazarlığa— verilen önemin düşmesine, internetin tek ve kati bilgi kaynağı olarak kabul edilmesine, toplumsal uzlaşıda uzmanlığın önemini yitirdiğinin düşünülmesine bağlıyordu.  "Şimdiki nesil hiçbir şey okumuyor."  Günde bazen beş altı kişi söyler bunu. NPC (oyuncu olmayan, şablon, yapabilecekleri sınırlı ve öngörülebilir bilgisayar oyunu karakteri) zannedersiniz, görseniz. Bir kitapçıya yöneltildiğinde çoğunlukla pek de kitapla gönül bağı olmayan insanların savunma cümlesidir. "Ben okumuyorum ama onlar da okumuyor ki" iç rahatlatmasıdır.  Ama işin ilginç tarafı karşımdaki beyefendi hiç de sözünü budaktan sakınmıyordu ve pek ço...

Sahaflara Karşı Önyargılar Üzerine Bir Derkenar #1

İşinden ya da hayatından memnun olmayan bir maaşlı çalışan için küçük bir işletme açmak, bir gün gerçekleştirmek istediği bir hayal olarak aklının bir köşesinde asılıdır hep.  Hele elindeki işleri bir bitirsin ve kredinin son taksidini de bir ödesin, kariyerini bırakıp bir kahve demledikten sonra hemen açacaktır küçük işletmesini. Ah, bir izin verse kader, hemen kuracaktır o da kendi işini.  Bir sahaf dükkanı da dingin ama her an yeni bir keşfe imkan tanıyan atmosferiyle beyaz yakalının rüyalarını süsleyen en önemli mekanlardan biridir. Fonda Ray Charles’ın büyüleyici sesi, hep tanıdık yüzlerden oluşan güven verici müşteri profilleri, bir yazar ya da alanında uzman insanlarla ayaküstü yapılan hoş sohbetler, güzel bir kütüphane aldığında o kitaplardan istediğini kendine ayırma özgürlüğü. Sevdiğin yazarlardan imzalı bir kitap mı çıkacak, ilk baskı mı heyecanını yaşama hazzı. Ve daha bir sürü şey... *** Tüm bu güzelliklere karşın, çalışmak şöyle dursun, yaza yaza miskinliğin kita...

Modern Türkiye'de Siyasî Düşünce Seti (Ciltli) 10 Kitap Takım

  Modern Türkiye’de Siyasî Düşünce, Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki belli başlı düşünce akımlarının, siyasal açılımları ve etkilerini esas alarak, analitik bir değerlendirmesini hedefliyor. Her cildin bağımsız bir kitap kimliği de taşıdığı bu on ciltlik edisyonda, düşünsel yönelimler, tartışmalar/polemikler, ideolojik söylemler, üzerinde odaklaşılan izlekler, ayrıca bunların düşünsel esin kaynakları, dönemler ve akımlar boyunca etkisini hissettiren güçlü zihniyet kalıpları mercek altına alınıyor. Ayrıca politik düşünceye etkisi olan kurumlar, dergiler, düşünce insanlarının portreleri çıkartılıyor. Bazı konular/sorunlar ise, farklı akımlar bağlamında ele alınarak, değişik vecheleriyle inceleniyor.

Renkli Bir Dünyanın Kapılarını Aralayın