Ana içeriğe atla

Kitapları yapay zeka şirketleri mi yok edecek, yoksa umursamazlık mı?

Son dönemde “bazı yapay zeka şirketleri sahaflardan yüklü miktarda kitap aldı” temalı haberleri görmüşsünüzdür. İnternette bulunmayan metinleri modellerini eğitmek için taradılar. Kitapların sırtları kesildi. Sayfalar teker teker dijitale aktarıldı. Bu işlemin ardından da fiziksel nüshalar da geri dönüşüme gönderildi. 

Bunun ahlaki tarafı ve telif hakları meselesi ayrıca tartışılır. Ama benim aklıma takılan bu değil... Bu şirketler kitapları fiziksel olarak ortadan kaldırmış olsa bile, dijitale aktararak aslında içlerindeki bilgileri korudular. 

Peki kimsenin okumadığı ve dijitale de aktarılmayan kitaplar ne olacak? Bu soruyu sormak gerekmez mi? 

Çünkü bazı kitapların başına bu geliyor. Kimse arayıp sormayınca, sahaflar da doğal olarak bu kitapları alıp satmamaya başlıyor. Neden alsın ki? Sahafta yıllarca o kitabı tutmanın maddi ya da manevi bir karşılığı yok. 

Fakat yıllar sonra bir şey oluyor: Bir kanaat önderi, bir yazar ya da bir influencer o kitaptan bahsediyor. İnsanlar kitabı aramaya başlıyor. Sahafları teker teker dolaşıyor ama bulamıyorlar. 

Aslında bu durum bize gösteriyor ki, bir kitabın nadir olması, eski baskı olması ya da çok aranması anlamına gelmiyor her zaman. Bazen de ironik şekilde bir kitabın hiç aranıp hiç sorulmaması da onu nadirleştiren etkenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. 

Bir yerden sonra o kitabı bulmak da neredeyse imkansızlaşıyor.  

İnsanların bir çoğu aynı zamanlarda aynı kitapları okuyor, aynı kitap listeleriyle sahafları dolaşıyor ve aynı kitapları soruyorlar. Peki düşüncelerimizi kalıplara sokan, standartlaştıran ve bizleri adeta stereotipleştiren de bu değil mi? Belki de düşüncelerimizi değiştirmek için öncelikle yapmamız gereken şey bir sahafa gitmek ve o zamana kadar aklımızın ucundan dahi geçmeyen, onun varlığının dahi bilgisine sahip olmadığımız bir kitabı bulup o raftan alıp ona geri dönüşüm öncesinde yeni bir şans vermek. Tabii ki, kendi düşünsel yolculuğumuza da. 

Eylül 2026 

Mustafa Men / İzmir 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Marjane Satrapi: Çizgi Romanda Bir Auteur’ün [1] Portresi

  Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz çizgi roman sanatçısı Marjane Satrapi'yi sevenlerin başı sağ olsun. Çizgi Roman Okurları Platformu'nun süreli yayını Profesör Dergi'nin 4. sayısında yer alan Mustafa Men'in sanatçıya dair yazısını sizlerle paylaşıyoruz. İranlı sanatçı Marjane Satrapi, otobiyografik öğelere yer verdiği çizgi romanlarında sıklıkla ataerkinin kadın bedeni üzerinde kurmaya çalıştığı iktidarı sembolik düzlemde alaşağı ederken ülkesinin eski günlerine ilişkin nostaljik bir bakışı yansıtır. Devrim’den on sene önce; 1969’da dünyaya gelen sanatçı kendisini çalkantılı bir hayatın tam ortasında bulur. Pirinç tarlalarında yan yana çalışıp hayatın yükünü paylaşan halkının pratik anlamda cinsiyet eşitsizliğinden nasibini almadığı Reşd kentinde, modern ve eğitimli bir ailede yetişmesi hayata bakışını bu doğrultuda şekillendirmiştir. Satrapi’yi dramatik bir sanat olan çizgi romanda [2] bir auteur yapan en belirgin özellik, tek başına ortaya koyduğu eserlerinin yazıns...

Çizgi roman ve çizgi filmlere dair efemeralar Kayra Han Sahaf'ta.

Poster, Figür - Oyuncak, VCD - DVD - VHS - BETA - Plak, Teyp Kaseti ve daha fazlası...  Ürünleri keşfetmek için:  https://www.nadirkitap.com/kitapara.php?ara=aramayap&satici=571825&tip=efemera

"Eski bir çerçeve işte," deyip geçmeyin

  Kayra Han Sahaf’ta rafların arasında dolaşırken küçük detaylar fark edebilirsiniz. Dikkatli olmakta yarar var; eski bir resim, kartpostal, fotoğraf ya da kitap sizi beklemediğiniz bir zaman yolculuğuna çıkarabilir. İzmir Bornova merkezde yer alan dükkânımızda; eski kitaplar, çizgi romanlar, efemera ürünleri ve koleksiyonluk parçalar arasında kendi hikâyesini size anlatmayı bekleyen pek çok şey var. Güncel çalışma saatlerimiz Google işletme profilimizden takip edilebilir. Kayra Han Sahaf — Renkli bir dünyanın kapılarını aralayın.